Pir-i Gâlibî H.Gâlip Hasan Kuşçuoğlu (K. S.) Belgeseli
Pir-i Gâlibî H.Gâlip Hasan Kuşçuoğlu ( K. S. )
 
 
Haberler
  • Pir'imizin Sohbetlerini (İstanbul Gâlibî Külliyesinden) Video Galeri Bölümünden izleyebilirsiniz.
  • Ne demek Galibilik. Dünyada yaşamayı da Allah'ın emri üzerine bilen, zamana göre yaşamayı bilen, teknolojiden, medeniyetten kaçmayan, zamana göre İslam'ın şer'i hükümlerine müdrik, katılığa kaçmadan yaşayan, Allah'tan korkutarak yaşayan değil, sevdirerek yaşayan insan demek. Pir-i Galibi
  • ‘‘Ey inananlar Yahudi ve Hristiyanların Evliyalarını Evliya edinmeyin. Onlar bir birlerinin evliyasıdır. İçinizde onların evliyalarını evliya edinenler onlardandır. Allah zalimler toplumu doğru yola iletmez. Maide 51
  • Allah'ın istisnai yaratılmış seçkin kulları Emr-i İlahinin bekçileridir. Onların bazıları İrşada, bazıları ikaza, bazıları da İslaha vazifelidirler. Atatürk İslah vazifesi ile vazifeliydi. Şahidim.
 
 
 
Hava Durumu
İstanbul
ISTANBUL
Ankara
ANKARA
Antalya
ANTALYA
 
 
Linkler
Gâlibîlik

GÂLİBÎLİK
 
Ağustos 1993 tarihinde manevi meclisin karari ile Kadiri ve Rufai tarikinin   rahmet zuhuru birlesimi “Gâlibî” olarak kol lutfedildi. O mecliste bulunan ALLAH’in  rahmet sifatlarinin tecelli ettigi yol bahtiyarlari Gavsu’l-azam Seyyit Abdulkadir Geylani, Seyyit Ahmede’r-Rufai, Seyh Ahmet  Yesevi, Seyh Ahmed Kuddusi, daha nice manevi büyüklerimiz tebligleri ile hayli kisilerin manalarinda da zuhuru görülmüs.ve dosyada mevcuddur   Rabbim layık kılsın ve bütün kullarına istifade etmelerini nasip eylesin. Amin.  Rabbimin lutf u ihsanı olarak “Gâlibîlik” kolu verildi.
 
ALLAH ve Resulüne inanan insanlar için zevk alsınlar, bilsinler ki, maksad-ı ilahi yalnız madde değil. Bu abd-i aciz bazı manevi tecelliyat ve görgüleri az da olsa açıklamaya çalışıyorum. Beşer ölçüsüne göre açıklamalarda  dün  varlık ve riya olur korkusu galipti. Zaman zaman bu türlü gizliliğin  inanan insanlara zarar verdiğini gördüm. Insanların anlayacakları ölçüde ehlinin anlatması gerekli. Çünkü küfür  bütün çıplaklığı ile meydana döküldü.bilenler rahmeti ilahiyeyi hala bildiğimiz kadarı ile anlatmıyacakmıyız . “Biz arza nice ayetler indirdik” yeryüzündeki  gökteki ayetleri lutfu ilahi ile az çok okuyup zevkini alanlar  bu ayetlerden bahsedemiyecekmi  ehli bu yönlü manevi ilimlerini gene kabremi götürecekler o mana ilmi dünya için gerekli kılınmış eşyayı yerinde kullanmayı bildiğin gibi metafizik olan manayıda yerinde kullanamıyacakmıyız? kullanma yeri dünyadır gafil olmayalım !... 
 
Maddenin felsefesini yaptiklari gibi manayi da, ALLAH’a tazarru niyaz ederek, samimiyetle tefekkür etsinler. Gerçegi görecek ve yasayacaklardir. Bu türlü manevi yolun kadrini, kiymetini idrak eden kemalatlı kullarına dahil olacaklardır, insallah.
                       
Kendi kendine, yalvararak ve ürpererek yüksek olmayan bir sesle sabah akşam Rabbini zikret, gafillerden olma. ( A’raf Suresi, 205 ).

Ehl-i zikrin sabah akşam virt edinmelerini buyurduğu gibi, duygusuzca  olmayıp zikirle beraber tazarru ve niyazı terk etme. Havf u reca üzere ol. Hafi, senin kulağının duyacağı  kadar. Iste o zaman rahmet-i ilahinin zuhuru ile aczinin, zaafinın mahsulü rahmet-i ilahinin tecellisi ile ürperti zuhur edecek. Miracin ilk safhasidir. O hali ne kadar muhafaza edebiliyorsan kemalattır. Manevi haller kisinin elinde olmayıp kudret-i ilahinin yedindedir.
 
 
MERHAMET  VE  RAHMETİ  BOL, EŞİ, BENZERİ OLMAYAN KUDRET-İ İLAHİ, BÜTÜN ALEMDEKİ VARLIGIN HER ZERRESİ MÜHR-Ü İLAHİ OLDUĞU GİBİ, BU ABD-I ACİZİN YAZMAYA ÇALISTIĞIM, HAYATIMDA NAMÜTENAHİ ZUHURUNA  ŞAHİT OLDUĞUM METAFİZİK KİTABA MADDENİN VE MANANIN  ÇÖZEMEDİĞİ,  ÇÖZEMEYECEĞİ SIRR-I İLAHİ,  HAZRET-İ  ALLAH  AŞİKAR  MÜHÜR BASTI !..
  
Hazret-i ALLAH’ın rahmetine, lütuf ve taltifine her an muhtacız. Ukalalık etmiş olmayayım, manevi vazifem ve ALLAH’ın varlığına, peygamber efendilerimizin ALLAH’in elçileri olduğuna kül olarak Amentü’nün anlamında hiç inanç boşluğu yok. Hamdederim.
 
Hayatım boyu  bu abd-i aciz etkisinden kurtulamadığım, Rabb’imin lütfu ihsanı olan manevi vazifem ve zevkimle yaratanıma yakınlığımı yudum yudum, nefes nefes yaşantım boyunca yaşadım ve yaşıyorum. Manevi zevkin tecellisi ile maddemi ve manamı ihya edenin rahmet-i ilahi olduğuna şüphem yok!
 
Rahmeti ilahiden soyutlanmış bir hayatın madde ve manasının o ademde ceset olsa da değişmiyor. Gerçek ölümün bu manasız ölüm olduğunu gördüm, yaşadim, biliyorum. Rahmet-i ilahiden dışlanmak korkusu en büyük korkum ve ızdırabım.
 
Dünya hayatımın madde ve manasında o kadar çok metafizik zuhurat ve tecelliler var ki!... Bütün beşere göstermek vazife ve arzumun tahakkukunda  zorlanıyorum.
 
Abd-i aciz yazmaya çalıştığım kitapçığa Hazret-i ALLAH kudret mührü bastı. Bilgisayar ve printer vesile idi. Onlardan zerre kadar uğraşı olmadı. Teknolojiye aşina kişilerin de gözleri önünde açık zuhuru onları da bu rahmet-i ilahi olaya şahit kıldı. Mührün orjinali tetkike her zaman uzman meraklılarını bekliyor. Olay teknolojinin üstünde, bilinç altı izah bekliyor.
 
Nasıl izah ve ifade edeceğim, bu hususta da Rabb’ıma sığınıyorum. Izahını da Rabb’ımdan halk etmesini bekliyorum, amin.
 
Bir aydır tekniğin otoriteleri zevkle çalışıyorlar. Fiziki izahında hiç mesafe alamadılar, alamayacaklar da!... ALLAH cümlesinden razı olsun, küstahlık olmaz ise bu olayın beşeri ilgilendirecek kadarının bilincini de Hazret-i ALLAH’tan aczimle rica ediyorum. Bu arzu ve ricamı bazı tembel kullarının tevekkül maskesine sığınarak takındikları küstahça tavırlara benzetmeyesin.
 
Hazret-i ALLAH cevheri yaratmış, a’razi da yaratmis. Anlamı suyu ve toprağı yarattı, ikisini karıştırıp kerpici sen yapacaksın. Sakın Hazret-i ALLAH’a “kerpici de yap” demeyesin. ALLAH’a karşı küstahlık olur. Kulluk vazifeni bil. Emr-i ilâhilerinin teferruatına  elçilerini vazifeli kılmış. Diyemezsin ki “ben elçi filan tanımam.  Zatının izahı bana yeter.” Bütün alem rahmet-i ilahilerle bezenmiş. Dünyada beni Adem’i muktedir ve irade sahibi eylemiş. Güzelliklere aşina yaratmış. “Bu  dünyayı ben yarattım, sen düzene koyacaksın” hitabı her hadisede zuhur ederken, yılışarak  günlük hayatımızda  “beni yorma, onu da sen yap” deme. Toplumların idare, sevk ve hareketlerini güzellikler içerisinde, inanç ve akıllarının erdiği kadarı ile mesuliyetini  müdrik kişilerin çıkardığı nizamlarla idare edecekken, sakın Hazret-i ALLAH’a “bizi ilgilendirmiyor, onu da sen yap” deme. Terbiyesizlik ve küstahlik olur.
 
Dervis “hasbünallahu veni’me’l-vekil” (sen alemlerin vekilisin) der. Amma haddini bil. Gücünün yettiği yerde Hazret-i ALLAH senin ne avukatın, ne hizmetçin!.. Cüz-i iradeni unutma. Gülünç oluyorsun. Bu gerçekleri bilmediğinden din anlayışına  na-ehli güldürüyorsun...   
 
Işte akıl ve mantığın, fiziki ilmin çözemediği ve çözemeyeceği, incelemeye müsait ve açık  metafizik bir olay:
 
Peygamber Efendimiz’in doğum gününde bayram ettiğimiz Mevlit Kandili günü 1999 senesi 24 haziran bilgisayarda yazdıklarımı dosyalamak için printıra  yazdırıyordum. Altmışıncı sayfanın başında çift çizik çerçeve içerisinde -çerçeveler alişa geldiğimiz çerçeve cinsinden değil 12,5  cm boyunda, 12 mm eninde, sarı  altın yaldizlı zemin üzerine kırmizı ve yeşil noktacıklarla sayfanın kenarında, üstünde de yukarı kenardan sayfa nizamına ve düzenine uymayan, ekranın ve printırın dahli olmadan, ekranda dahi görünmeden, bir daha yazmak ve yazdırmamıza imkan olmayan, çeşitli renklerle bezenmiş, bazı yerlerine Kur’an-ı Kerim’in nazil olduğu yazı kufi yaziya benzer, çıplak gözle zor görülen esmalarla ve mühürlerle bezenmiş bir logo belirmişti. Izahindan teknolojinin ve akılcı dinin aciz kaldığı...
 
Her ne kilmışsa adalettir, Cenab-i kibriya,
Her kazaya, her belaya kıl rıza, ALLAH kerim.
 
Imanına sahip ehl-i imanı bu ve buna benzer zuhurat iman ehli olanları  rahatsız etmediği gibi inançlarının zevkine zevk katar.
Olay yüksek tahsil görmüş, mana cilvelerine az çok aşina  Mehmet Şen Efendi ve Tarık Küçükkalıpçı Efendilerinde huzurunda zuhur etmis, Hazret-i ALLAH onları da şahit kılmıştı. O  sayfa  üzerine hiçbir cihazin dahli olmadan mührün gökten düşer gibi zuhuru o efendileri de hayretler içerisinde birakmıştı. 
 
Her tarafı kufi yazılarla ve mühürler ile bezenmiş levha üzerine siyah Latince yazı ile akılcı ulemayı şoke edecek Latin yazısı ile bu abd-i acizin kimliğini ve icazetini yaziyor Hazret-i ALLAH c.c. :  
                                                         
Piri-i Gâlibî H . GÂLIP HASAN KUŞÇUOĞLU ( K. S. )
Kâdirî ,.Rufaî, Gâlibî Meşayihi, Mutasavvıf
 
 
Pir-i Gâlibî H . GÂLIP HASAN KUŞÇUOĞLU`NUN TAVSİYELERİ
 
Dergahlarda vazifesi olan kardeşlerimizide bu prensiblerde uyanık eylesin. Amin. Bu abdi aciz intisabım 56 seneyi buldu yarim asırı geçen tasavvufi tecrübem ve yol büyüklerimden edindiğim bilgilerimle derimki hazreti allaha kul habibine layık ümmet olmak kasdın olsun nefsinde varlık ,gurur, kibir ve bencilliğe giden yolları hiç açılmayacak gibi zorda olsa iradenle tıka rızkını temin etmen için daima kazancın helalini seç, kimsenin hakkına ve hukukuna irtikab etme. hele maddi kazancında müşterini kendine rametmek için dinini imanını kullanma yolunu seçmeyesin , sebeb ne olursa olsun yalan söyleme, kimseyi koğ giybet etme zararına mucip olsada doğruluktan uzaklaşma yol büyüklerine karşı sevgi muhabbetle hürmet ve hizmette kusur etme , yaşça büyüklerede hürmet göster .
 
Hazreti Resulullah s.a.v.buyurdularki ! iki masumun ahından kaçının masum kimdir Ya resullullah?
1- Yetim  2- Sana emaneti ilahi olan ailendir ve yine buyurdularki Allah de dosdoğru yürü.
 
Sıratı müstakim üzere ol . yol büyüklerimizin bildirdiği yokluk kapusu rahmeti ilahiyeye nail olmak ise muradın işte en kısa rahmet yolu !...
Manaya dönük gönlünü bu yolda sebatkar eyle bu kapuda sebati tasdik olanlardan olasın .Amin !
Gücün nisbetinde ebedi hayat ki ahiret niğmetini elde etmeye çalış dünya niğmetlerinide meşru yoldan sakın ihmal etme dünya ve ahiret niğmetleri sadık ,müğmin ve müttaki kullar için halkedildi bu gerçeği gör sakın gafillerden olma . Maddede bulunan güzelliklerde mana yıpıltıları görülsede cüzidir ,feridir yalnız bu kadarcık yıpıltı için nefsi ihtiyaç ve duygularının tamamını maddeye yani dünya hayatına hasretme ebedi iskanına ayrılan sonsuzluk alemini ihmal eden zavallılardan olmayasın !...
Sizin en hayırlıniz dünya için ahiretini ahireti için dünyasını terk etmiyendir hitabi peygamberiyi iyi anla ben batanları sevemem diyecek kabiliyetin ezelde verildi gönül bahçende seni bekliyor son nefesine kadar müddetin var . Lutfedilen bu imkanı iyi kullanmayı bil zaman geçiyor nazlanma !
 
Hazreti Allah`a söz verdiğin evradını ve eskarını ihmal etme muhabbetle devam eyle ömrünün sonuna kadar sadakatini göster Allah`ı zikretmek cemiğ kullara bahşedilmiş rahmeti ilahiyedir farzı ayındır. Evradın ve eskarin ise allah elçileri vasıtasi ile cemi kullarina lutfedilen istisna’i rahmeti ilahiyyeden manevi rızıktır sadik kullarina ihsan edilen tanzimi ve tertibi ilahiyedir bu rahmeti ilahiyyeye hissedar olman ezeli ervahdaki beliğ tasdikinin tekrarı ile zuhur ettiğine hamd eyle rahmeti ilahiyeye dünya hayatındada ihsan edildi sadık ol ! 
 
Siz Allahın rızkından yiyiniz hitabını başka baska yerlerdemi arıyorsunuz bağa bak ki üzüm olsun üzüm yemeye yüzün olsun !
şunu iyi anla mana körü manaya nasıl bakar ise allah a bakış ölçüsü dür . Allah ta o mana körüne öyle bakar ..bakmayı ehlinden öğren şaşılıktan kurtul !
Allah`a şaşı bakmak tevhidi bozar şirktir.
 
Biz Allah`tan geldik Allaha gidiyoruz biz onun bir parçasıyız gibi söylenen kelamların ilmi tevhit ve ameli tevhide uygun olmadığını bilmelisin zati sıfatlarına da uygun değil..
 
Hazreti Kuranda itikadın özü ikidir ,ilmi tevhit, ameli tevhittir şöyle izah edilir. Nafi ilim, dünyada ve ahirette işe yarar ilim, ameli salih erkeği salih kadını saliha kılan amellerdir!..
 
şeriatı ile yükümlü olduğun peygamberine daha çok hürmet ediyorum zannı ile yanlış edindiği çarpıtılmış bilgisi ile diğer peygamber efendilerimizi aşşağlayıcı düşünce ve tutumlarda olmayasın. bu düşünce ve tutumunla emri ilahiyeye tertibi ve tanzimi ilahiyeye ters düşüyorsun.
 
Allah elçilerini biri birinden ayrı görmek emri ilahiyeye ve tertibi ilahiyeye aykırıdır ve imanın şartlarına da muhalefettir .