Haberler
  • Her Pazar Günü Gürpınar'da Hazreti Pirin Huzurunda; Sohbet ve Zikre Tüm Kardeşlerimiz Davetlidir.
  • Ne demek Galibilik. Dünyada yaşamayı da Allah'ın emri üzerine bilen, zamana göre yaşamayı bilen, teknolojiden, medeniyetten kaçmayan, zamana göre İslam'ın şer'i hükümlerine müdrik, katılığa kaçmadan yaşayan, Allah'tan korkutarak yaşayan değil, sevdirerek yaşayan insan demek. Pir-i Galibi
  • ‘‘Ey inananlar Yahudi ve Hristiyanların Evliyalarını Evliya edinmeyin. Onlar bir birlerinin evliyasıdır. İçinizde onların evliyalarını evliya edinenler onlardandır. Allah zalimler toplumu doğru yola iletmez. Maide 51
  • Allah'ın istisnai yaratılmış seçkin kulları Emr-i İlahinin bekçileridir. Onların bazıları İrşada, bazıları ikaza, bazıları da İslaha vazifelidirler. Atatürk İslah vazifesi ile vazifeliydi. Şahidim.
  • Cümle Allah Elçileri İslamiyet Üzere Geldiler, Din Getirmediler. Cümlesi Emri İlahiyeleri Tebliğ, Asra Uyumlu Yaşadıkları Şeriatları ile Anılırlar. Pir-i Galibi
  • De ki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allâh'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü Allâh bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki o çok bağışlayan, çok esirgeyendir!...Zümer Suresi, 53
 
 
 
Hava Durumu
İstanbul
ISTANBUL
Ankara
ANKARA
Antalya
ANTALYA
 
 
Linkler
HİLÂLİ GÖRÜN ORUÇ TUTUN, HİLÂLİ GÖRÜN BAYRAM EDİN

 HİLÂLİ GÖRÜN ORUÇ TUTUN, HİLÂLİ GÖRÜN BAYRAM EDİN

 Rabbımızın Hazreti Kur’an’da zikrullah ve tesbihat hakkında yüzlerce lütfettiği ayet’i celileler bu kadar açık ve sarih iken, tevile kaçmak, anlamından saptırmakla neyi kanıtlamaya çalıştığını anlamak mümkün değil!. “Zikrullah ve tesbihat Kur’an okumak” diyorsun. Her ibadet ve taat ALLAH’ın isimleri ile bezenmiştir. “Bu ibadet ve taatlara lüzum yok. Yalnız Kur’an oku.” Kur’an’da mevcut emri ilâhilerin yalnız okumakla kul üzerinden sakıt olacağını mı anlatmaya çalışıyorsun?

Bir espri vardır. Bektaşi kardeşlerimi tenzih ederim: Adamın dövüldüğünü gören Bektaşi merakla niçin dövdüklerini sordu.

Nükteleri ile Nasreddin Hoca misali insanları güldürerek, suya sabuna dokunmadan, gerçekleri espri ile anlatan bu yönlü, Hazreti ALLAH’ın rahmet sıfatının tecelli ettiği ender zuhur eden simalar az da olsa yer yüzünde noksan değildir.

ALLAH’ın bu türlü ayetleri halk ettiği bütün alemde yaratılışın sebebi olan adem, rahmet hazinesine vesile kıldığı Hazreti insan daha bariz zuhuruna vesile kılınmıştır. Tertip ve tanzim Hazreti ALLAH’ındır. Rahmeti ilâhiye vesile olarak yaratılan seçkin kulların fıkra ve esprilerinde gazabı ilâhiyi o bahtiyarların icraatlerinde bulamazsın. Gayrısını görmek lüzumlu ise tasavvufsuz, tarikatsız, marifetullahtan kısmet alamamış ilim sahiplerine sor. Kişi mizacı ve karakteri ne yöne meyyal ise nasibini oradan alır. “Ben kulumun zannına göre tecelli ederim" buyruğunun zuhurudur. "Dervişin fikri ne ise zikri odur” denildiğinin zuhurunu her kişinin konuşmasında, illâ icraatında görmek mümkün.

Bektaşi öğrenmek istiyor: “Nedir bu adamın suçu ki, dayak yiyor?” “Amden (kasten, bile bile), nahs-i siyam yanibaşkaları da gördü, orucu yedi” diyorlar. Dayak yiyen ademi gösteren Bektaşi sanki kahramanlık yapmış edası ile cema-ate dönerek: “Başka kahraman yok mu ki, oda namazı yese de ümmeti Muhammedi kurtarsa” diye espiri yapıp cemaati güldürüyor.

Kalender meşrep Bektaşi’ye mal ediliyor bu fıkra. Amma bu türlü düşünenleri ALLAH’U A’LEM, saymak imkansız. Hayli kabarık amma bu zamanın özelliği midir, nedir, emri ilâhiye karşı menfi tutumunu gizlemeyi zül addedip, emri ilâhiyi kabul etmemeyi kültürünün yüceliği zanneden mana müflisleri.. ALLAH’a ve Resulüne inanan ve kulluk görevini müdrik, zamana göre yetişmiş kültürlü insanlara, ki ALLAH adetlerini kesir eylesin, amin bu türlü değerli insanlara bütün toplumlar, ülkeler, dünya her zaman muhtaçtır. Hazreti ALLAH zülcenaheyn eylediği örnek kullarının adedini artırsın. Bağışlamak veya hesaba çekmek yalnız ve yalnız Hazreti ALLAH’a mahsustur.

Kullarının her halükarda sonsuz rahmetinden ihya olmaları, dünya ve ahiret yücelmeleri için sayısız rahmet bahaneleri halk eden Halikı zülcelâl.. Emriyle ihya eylediği kullarını günde beş vakit namaz kılmak, kameri aya göre tertip ve tanzim edilen Ramazan ayında bir ay oruç tutmak.

Kameri aylar 29 ve 30 çeker, 31 olmaz, 28 hiç olmaz. Rasat alimlerinin bildirdiklerine göre her hangi bir ayı tespit edebildinse geri kalan ayları tespit etmek güç değil. Hilâli görmek emrine gelince: Beniâdem’e bahşedilen beş duyunun hepsi “görmek” olarak ifade edilmiştir. Fil Sûresi’nde Hazreti ALLAH ne buyuruyor, birinci ayetinde: “Rabbın fil sahiplerine neler etti, görmedin mi? Ayet’i celîlede ikaz edilen “görmek” yalnız baş gözüne münhasır olmayıp duymak, koklamak, tatmak, dokunmak.. Beş duyunun her biri verilen gücü ile görmektir.

Beş duyunun duyuları namütenahi olmayıp Rabbımızın lutfettiği kadardır. Her görgü mahduttur. Gözün görmesinin de verilen güce göre bir ufku vardır. Ufuk nihayet demek değildir. Her ufkun da ufku vardır. Peygamberimiz Efendimize hitabı ilâhi “görmedin mi?” hitabı baş gözü ile hudutlu olamaz. Çünkü cesedi ile dünyaya lutfedilmemişti. “Ramazanda hilâli görün, oruç tutun. Hilâli görün, bayram edin” emri ilâhiyi zamana göre ALLAH’ın bahşettiği imkanları bil-mediklerinden teknik ölçülere itibar etmeyerek hâlâ yükseklerde hilâli aramak... Aynı ülkede yaşayan fertler, cemiyetler ve ülkeler arası bu türlü ihtilaflar çağın görgü ve ilmi ile bağdaşmadığı gibi na-ehle karşı istihza fırsatı verdiğimizin bilincinde olalım.

Hazreti ALLAH’ın kesin emrine muhalefet yapıyormuş gibi davranıp müslüman ve mü’minlere yasak günü oruç tutturuyoruz. Oruç tutulması kerahet olan yevmü’ş-şek’te, yine oruç tutulması haram olan ramazan bayramının birinci gününde oruç tutmalarına ya da arefe günü bayram etmelerine sebep oluyorsun. Eğer bu hareketin kendi varlığını göstermek içinse, yemin ederim, ALLAH mutlaka hesabını sorar. Zarara uğrattığın kulların ellerinden yakanı kurtaramazsın. Beyaz iplik siyah ipliği görme ölçü ve terazisi rasat cihazlarına, astronomi ilmine verilmiştir. ALLAH’ın bu rahmetini göremiyor musun? Rasatın başka bildirilerini düşünmeden kabul ediyorsun da, ramazanda ve zilhiccenin on’unda niçin muhalefet ediyor, ümmeti Muhammed’in bu mevzuda ayrılığına ve fitneye düşmesine sebep oluyorsun?. Lütfen ayrılığa düşmeyelim. ALLAH’ın rahmeti olan cihazları kullanmayı bilelim. Rabbımız çok mevzuda kullarını ferahlatıcı nice vesileler lutfetmiştir. Nankör olmayalım.

Göklerde ve yerde bulunan her şey ALLAH’ı tesbih etmektedir. O, azizdir, hakimdir. (Hadid Sûresi, 1)

İman edenlerin ALLAH’ı zikretmek ve O’ndan inen Kur’an sebebiyle kalplerinin ürpermesi zamanı daha gelmedi mi? Onlar daha önce kendilerine kitap verilenler gibi olmasınlar. Onların üzerinden uzun zaman geçti de kalpleri katılaştı. Onlardan bir çoğu yoldan çıkmış kimselerdir. (Hadid Sûresi, 16)

Şeytan onları etkisi altına aldı da kendilerine ALLAH’ı zikretmeyi unutturdu. İşte onlar şeytanın yandaşlarıdır. İyi bilin ki, şeytanın yandaşları hep kayıptadırlar.

(Mücadele Sûresi, 19)

Namaz kılınınca artık yer yüzüne dağılın ve ALLAH’ın lütfundan isteyin. ALLAH’ı çok zikredin ki, kurtuluşa erersiniz. (Cuma Sûresi, 10)

 

Tasavvuf ve Zikrullah